CANAN YAKA, A Tailor Made Cut

1949 yılında İstanbul’da doğan Canan Yaka'nın bütün çocukluğu, annesinin Mısır Apartmanın’daki houte couture atölyesinde geçti.Fransız Sainte Pulcheri mezunu olan Canan Yaka, annesinin Trabya Oteli’nde açtığı butikde çalışma hayatına atıldı. Annesi Mualla Özbek'in “işçi olmadan patron olunmaz” sözüyle Vakko’nun kadın bölümünde ???çalışmaya başlayan Canan Yaka, burada 3 yıl çalıştı. Edindiği deneyim ile 1974 yılında, erkek giyimine yöneldi ve Yılmazlar Pasajı’nda mağazasını açtı.

İçindeki yaratıcılığın ağır basması ile, 1979 yılında annesiyle birlikte çalışma hayatına devam eden Canan Yaka, sahip olduğu yetenek, vizyon ve kreatif çalışmaları ile kısa sürede, müşteriler tarafından aranan ve çalışmaları takdir toplayan bir modacı oldu.

Bu hızlı ve başarılı yükseliş karşısında annesini gururlandıran Canan Yaka, Türkiye’nin en başarılı Houte Couture atölyesini devir alıp, günümüze kadar adını altın harflerle ve yüzlerce ödül ile bugünlere getirdi.

'En büyük aşkım işim'' özlü sözü ile hayatını çalışıp, üretmeye adamış olan Canan Yaka, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir başarı hikayesine sahiptir. Cemiyet, iş, sanat, politika ve sahne dünyasının önde gelen isimlerine hizmet etmiş ve etmeye devam eden Canan Yaka için kalite vaz geçilmez bir unsurdur. Tasarımları ile bir çok ilke imza atmış, başarıları Türkiye sınırlarını aşmış olan Canan Yaka, kendisini modacı olarak değil bir sanatçı olarak ifade etmektedir. Sanatın bir çok dalı ile yakından ilgili olan Yaka için yaratıcılık ucu bucağı olmayan bir serüvendir.

Sahip olduğu yetenek ve öngörü ile, zamanın daima ilerisinde olan Canan Yaka, nesillerdir takdir ve beğeni ile takip edilmeye devam ediliyor.


CANAN YAKA, A Tailor Made Cut

Canan Yaka was born in Istanbul in 1949 and spent her childhood in her mother’s Haute Couture workshop in Mısır apartment, Beyoğlu, Istanbul. After graduating from Saint Pulcherie High School, she started her fashion career in the boutique her mother opened in the Tarabya Hotel. Her mother, Mualla Özbek, used to say, “You can’t be a boss without being a worker”, so she worked for Vakko’s women’s department for three years. Her experiences guided her to an interest in men’s clothing and she opened a shop in Yılmazlar Pasaji. However in 1979, her instinct for creativity led to a clash with her mother again. In a short time, her talent, vision and creativity enabled her to become a professional, highly appreciated and sought after fashion designer. Her mother was so deeply elated by Canan’s success that she handed over Haute Couture, Turkey’s most successful workshop, to her. Since taking over Canan has won numerous awards and her name is widely recognised in the fashion sector.

Canan’s success story is a result of her devotion to her art, creativity and production. ‘My biggest love is my job’ she says. Quality is her indispensable primary concern. She has been serving numerous top level politicians, businesswomen, artists and celebrities in Turkey for years. Canan Yaka, whose designs and innovations are known beyond Turkey’s borders, does not define herself as a fashion designer but as an artist. Creation is an endless adventure for her as she is deeply interested in art. She has always been ahead of her time with her talent and prescience and has been showered with the appreciation and admiration of others for years.



MUALLA ÖZBEK, Altın Yüksük

Türk moda tarihindekien önemli isimlerden biri olan Mualla Özbek,sadece sanatçı ,politikacı ve ünlü insanların terziliği ile kalmayan ,dönemin imaj maker'ı sayılan ve ülkemizde moda kavramının oluşmasını sağlayan önemli şahsiyetlerdendir. 1919 doğumlu Mualla Özbek ,Ayşe ve Canan ismindeki ,kızlarının babası olan Fikret Beyin ani vefatıyla genç yaşlarda dul kalarak,iş hayatına atılıtıyor.

1949 yılında ilk iş yerini Harbiyede açan Mualla Özbek ,kısa sürede atölyesini Nedret,Figaro, Cemal Bey gibi rakiplerinin bulunduğu Beyoğlu Galatasaraydaki meşhur Mısırlı Han'a taşıyor. İtalyanca ve Almanca bilen Mualla Özbek çalışkan, hırslı ve yenilikçi tarzından dolayı büyük başarı ve üne kavuşuyor. Mualla Özbek'in Atölyesi sadece dikim için değil, tanınmak, ünlü olmak, sosyeteye kabul edilmek için gidilmesi gereken bir yer haline geliyor.

1960 senesinde Harbiyede ilk butiği açan Mualla Özbek, Türkiye'de içinde atölyesi bulunan ilk konfeksiyon butiğinin sahibi oluyor. Ve aynı sene ilk defileyi gerçekleştiriyor.Ajda Pekkan, Gönül Yazar, Suna Selen, Selma Güneri gibi sanatçılara yürüme öğretip onları manken olarak podyuma çıkarıyor.Hatta bu defileler tiyatro gösterisi gibi İzmir'e, Ankara'ya ve Adana'ya turneye bile gidiyor.

Bu arada Özbek Film şirketini kuruyor ve 1964-1965 yıllarında Yılmaz Güney ve Selma Güneri gibi sanatçıların oynadığı ödüller alan filmlerin prodüktörlüğünü yapıyor. 1970 yılında butiği devredip sadece Haute Couture işine devam ediyor.

1979 yılında yorulmaya başladığını düşünerek kızı Canan Yaka'yı yanına alarak Teşvikiye'de İkbal apartmanına taşıyor atölyesini. Bir süre sonra Canan Yaka'nın başarılarını görüp Atölyesini tamamen ona devrediyor ve bir süreliğine yurt dışına gidiyor. Dönüşünde Maslak'ta konfeksiyon fabrikası kurarak, vefatına kadar çalışma hayatına devam ediyor. 25 Eylül 1990 da hayata veda ediyor.

40 senelik başarılarla dolu iş hayatında aldığı bir çok ödülün arasında, en önemlisi 'La Chambre Syndicale de la Haute Couture' tarafından Mualla Özbek adına verilen 'Altın Yüksük'dür.


MUALLA ÖZBEK, Golden Thimble

Mualla Özbek, is one of the most important names in Turkish fashion. She is accepted as the most successful tailor of her time serving many politicians, actresses and famous people. She is also known as an image-maker who helped to create the concept of Turkish fashion.

Born in 1919, Mualla Ozbek started her career at the age of 30 after her husband’s death. With this loss, she was left alone with her daughters Ayşe and Canan. Fortunately she was ambitious, well educated and aware of what she wanted. Since she could speak Italian and German, she was able to follow the latest trends in Europe, the heart of fashion. She opened her first workshop in Harbiye and then moved to Mısır apartment, Beyoglu where she competed with the most popular tailors of that time; Mr Cemal and Nedret Figaro. Eventually, with hard work, energy and innovative styles she succeeded more than anyone would guess. In time her workshop became a place where people with social aspirations had to step by.

In 1960, after opening her Harbiye boutique, Mualla Ozbek presented her first fashion show. For this show she taught modeling skills to some popular names of that time. Ajda Pekkan, Gönül Yazar, Suna Selen, Selma Güneri walked on the podium for her, and similar fashion shows were organized in others cities like İzmir, Ankara and Adana.

Around this time she founded the Özbek film company and in 1964 and 1965 she produced some award-winning films featuring some very famous and successful actors and actresses of that time such as Yilmaz Guney and Selma Guneri.

In 1970 she handed over the boutique and began to specialise in Haute Couture. In 1979 she moved her workshop to İkbal apartment, Teşvikiye. Her daughter Canan joined her, bringing new talent and success to the business. Mualla moved to Italy for a while, founding, on her return, a ready-to-wear workshop in Maslak, where she worked till the end of her life.

On September 25 1990, Mualla Özzbek passed away leaving two daughters and an inspirational life of 40 years working experience full of success and awards, the most important of which was was the “Golden Thimble” given by La Chambre Syndicale de la Haute.

CANAN YAKA, A Tailor Made Cut

1949 yılında İstanbul’da doğan Canan Yaka'nın bütün çocukluğu, annesinin Mısır Apartmanın’daki houte couture atölyesinde geçti.Fransız Sainte Pulcheri mezunu olan Canan Yaka, annesinin Trabya Oteli’nde açtığı butikde çalışma hayatına atıldı. Annesi Mualla Özbek'in “işçi olmadan patron olunmaz” sözüyle Vakko’nun kadın bölümünde ???çalışmaya başlayan Canan Yaka, burada 3 yıl çalıştı. Edindiği deneyim ile 1974 yılında, erkek giyimine yöneldi ve Yılmazlar Pasajı’nda mağazasını açtı.

İçindeki yaratıcılığın ağır basması ile, 1979 yılında annesiyle birlikte çalışma hayatına devam eden Canan Yaka, sahip olduğu yetenek, vizyon ve kreatif çalışmaları ile kısa sürede, müşteriler tarafından aranan ve çalışmaları takdir toplayan bir modacı oldu.

Bu hızlı ve başarılı yükseliş karşısında annesini gururlandıran Canan Yaka, Türkiye’nin en başarılı Houte Couture atölyesini devir alıp, günümüze kadar adını altın harflerle ve yüzlerce ödül ile bugünlere getirdi.

'En büyük aşkım işim'' özlü sözü ile hayatını çalışıp, üretmeye adamış olan Canan Yaka, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir başarı hikayesine sahiptir. Cemiyet, iş, sanat, politika ve sahne dünyasının önde gelen isimlerine hizmet etmiş ve etmeye devam eden Canan Yaka için kalite vaz geçilmez bir unsurdur. Tasarımları ile bir çok ilke imza atmış, başarıları Türkiye sınırlarını aşmış olan Canan Yaka, kendisini modacı olarak değil bir sanatçı olarak ifade etmektedir. Sanatın bir çok dalı ile yakından ilgili olan Yaka için yaratıcılık ucu bucağı olmayan bir serüvendir.

Sahip olduğu yetenek ve öngörü ile, zamanın daima ilerisinde olan Canan Yaka, nesillerdir takdir ve beğeni ile takip edilmeye devam ediliyor.


CANAN YAKA, A Tailor Made Cut

Canan Yaka was born in Istanbul in 1949 and spent her childhood in her mother’s Haute Couture workshop in Mısır apartment, Beyoğlu, Istanbul. After graduating from Saint Pulcherie High School, she started her fashion career in the boutique her mother opened in the Tarabya Hotel. Her mother, Mualla Özbek, used to say, “You can’t be a boss without being a worker”, so she worked for Vakko’s women’s department for three years. Her experiences guided her to an interest in men’s clothing and she opened a shop in Yılmazlar Pasaji. However in 1979, her instinct for creativity led to a clash with her mother again. In a short time, her talent, vision and creativity enabled her to become a professional, highly appreciated and sought after fashion designer. Her mother was so deeply elated by Canan’s success that she handed over Haute Couture, Turkey’s most successful workshop, to her. Since taking over Canan has won numerous awards and her name is widely recognised in the fashion sector.

Canan’s success story is a result of her devotion to her art, creativity and production. ‘My biggest love is my job’ she says. Quality is her indispensable primary concern. She has been serving numerous top level politicians, businesswomen, artists and celebrities in Turkey for years. Canan Yaka, whose designs and innovations are known beyond Turkey’s borders, does not define herself as a fashion designer but as an artist. Creation is an endless adventure for her as she is deeply interested in art. She has always been ahead of her time with her talent and prescience and has been showered with the appreciation and admiration of others for years.

MUALLA ÖZBEK, Altın Yüksük

Türk moda tarihindekien önemli isimlerden biri olan Mualla Özbek,sadece sanatçı ,politikacı ve ünlü insanların terziliği ile kalmayan ,dönemin imaj maker'ı sayılan ve ülkemizde moda kavramının oluşmasını sağlayan önemli şahsiyetlerdendir. 1919 doğumlu Mualla Özbek ,Ayşe ve Canan ismindeki ,kızlarının babası olan Fikret Beyin ani vefatıyla genç yaşlarda dul kalarak,iş hayatına atılıtıyor.

1949 yılında ilk iş yerini Harbiyede açan Mualla Özbek ,kısa sürede atölyesini Nedret,Figaro, Cemal Bey gibi rakiplerinin bulunduğu Beyoğlu Galatasaraydaki meşhur Mısırlı Han'a taşıyor. İtalyanca ve Almanca bilen Mualla Özbek çalışkan, hırslı ve yenilikçi tarzından dolayı büyük başarı ve üne kavuşuyor. Mualla Özbek'in Atölyesi sadece dikim için değil, tanınmak, ünlü olmak, sosyeteye kabul edilmek için gidilmesi gereken bir yer haline geliyor.

1960 senesinde Harbiyede ilk butiği açan Mualla Özbek, Türkiye'de içinde atölyesi bulunan ilk konfeksiyon butiğinin sahibi oluyor. Ve aynı sene ilk defileyi gerçekleştiriyor.Ajda Pekkan, Gönül Yazar, Suna Selen, Selma Güneri gibi sanatçılara yürüme öğretip onları manken olarak podyuma çıkarıyor.Hatta bu defileler tiyatro gösterisi gibi İzmir'e, Ankara'ya ve Adana'ya turneye bile gidiyor.

Bu arada Özbek Film şirketini kuruyor ve 1964-1965 yıllarında Yılmaz Güney ve Selma Güneri gibi sanatçıların oynadığı ödüller alan filmlerin prodüktörlüğünü yapıyor. 1970 yılında butiği devredip sadece Haute Couture işine devam ediyor.

1979 yılında yorulmaya başladığını düşünerek kızı Canan Yaka'yı yanına alarak Teşvikiye'de İkbal apartmanına taşıyor atölyesini. Bir süre sonra Canan Yaka'nın başarılarını görüp Atölyesini tamamen ona devrediyor ve bir süreliğine yurt dışına gidiyor. Dönüşünde Maslak'ta konfeksiyon fabrikası kurarak, vefatına kadar çalışma hayatına devam ediyor. 25 Eylül 1990 da hayata veda ediyor.

40 senelik başarılarla dolu iş hayatında aldığı bir çok ödülün arasında, en önemlisi 'La Chambre Syndicale de la Haute Couture' tarafından Mualla Özbek adına verilen 'Altın Yüksük'dür.


MUALLA ÖZBEK, Golden Thimble

Mualla Özbek, is one of the most important names in Turkish fashion. She is accepted as the most successful tailor of her time serving many politicians, actresses and famous people. She is also known as an image-maker who helped to create the concept of Turkish fashion.

Born in 1919, Mualla Ozbek started her career at the age of 30 after her husband’s death. With this loss, she was left alone with her daughters Ayşe and Canan. Fortunately she was ambitious, well educated and aware of what she wanted. Since she could speak Italian and German, she was able to follow the latest trends in Europe, the heart of fashion. She opened her first workshop in Harbiye and then moved to Mısır apartment, Beyoglu where she competed with the most popular tailors of that time; Mr Cemal and Nedret Figaro. Eventually, with hard work, energy and innovative styles she succeeded more than anyone would guess. In time her workshop became a place where people with social aspirations had to step by.

In 1960, after opening her Harbiye boutique, Mualla Ozbek presented her first fashion show. For this show she taught modeling skills to some popular names of that time. Ajda Pekkan, Gönül Yazar, Suna Selen, Selma Güneri walked on the podium for her, and similar fashion shows were organized in others cities like İzmir, Ankara and Adana.

Around this time she founded the Özbek film company and in 1964 and 1965 she produced some award-winning films featuring some very famous and successful actors and actresses of that time such as Yilmaz Guney and Selma Guneri.

In 1970 she handed over the boutique and began to specialise in Haute Couture. In 1979 she moved her workshop to İkbal apartment, Teşvikiye. Her daughter Canan joined her, bringing new talent and success to the business. Mualla moved to Italy for a while, founding, on her return, a ready-to-wear workshop in Maslak, where she worked till the end of her life.

On September 25 1990, Mualla Özzbek passed away leaving two daughters and an inspirational life of 40 years working experience full of success and awards, the most important of which was was the “Golden Thimble” given by La Chambre Syndicale de la Haute.

Slide Left Slide Right